Girişim dünyası, AR-GE ve inovasyonu artık bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görmeye başladı. Doç. Dr. Müge Ensari Özay, bu değişimin neticesinde, kurumların sadece üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bunu ürüne dönüştürme yeteneğiyle de yarıştığını belirtti. 16 Şubat İnovasyon Günü vesilesiyle yapılan değerlendirmelerde, 21. yüzyıl girişimcisinin daha fazla yetkinliğe sahip olması gerektiği vurgulandı.

Yeni Nesil Girişimcilerin Beklentileri

Günümüz girişimcileri yalnızca iş fikriyle yetinmiyor; proje yazma, fon kaynaklarına erişme ve fikri hak süreçlerini anlama gibi yetkinlikler de kazanmayı amaçlıyor. Doç. Dr. Özay, bu becerilerin, girişimcilerin daha karmaşık ve çok paydaşlı yapılarla çalışabilmelerine olanak tanıdığını ifade etti. Artık, geleneksel iş modellerinin yerini, hız ve esnekliğe odaklanan yeni yaklaşımlar alıyor.

Rekabetin Yeni Ölçütü: Bilgi

AR-GE ve inovasyonun, günümüzdeki ekonomik rekabetin vazgeçilmez unsurları olduğunu belirten Doç. Dr. Özay, teknoloji transfer ofislerinin rolünü de ön plana çıkardı. Üniversitelerin geliştirdiği projeleri ticarileştirerek ekonomik fayda sağladığına dikkat çeken Özay, bu süreçlerin, AR-GE'yi teorik bir faaliyet olmaktan çıkarıp ekonomik kalkınmanın motoru haline getirdiğini vurguladı.

Dijitalleşme ile Değişen Girişimcilik Anlayışı

Dijitalleşme ve veri odaklı teknolojilerin, girişimcilik anlayışını köklü bir şekilde dönüştürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Özay, BrainPark Teknoloji Transfer Ofisi'nin sunduğu desteklerin önemine değindi. Girişimciler, bu yeni ortamda, disiplinler arası çalışmanın getirdiği avantajlarla projelerini geliştiriyorlar.