KONYA (İGFA) - Kış aylarında yaşanan yorgunluk, sık sık uyku sorunları ve isteksizlik gibi şikayetler, çoğu zaman "uykusuzluk" olarak algılanıyor. Ancak bu durumun altında yatan nedenler, serotonin ve melatonin döngüsündeki dengesizliklerde gizli. KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, gün ışığının azalmasıyla birlikte vücudun biyolojik saatinin değiştiğini vurguluyor.

Işığın Azalması ve Biyolojik Dengenin Bozulması

Gün ışığının azalması, vücudumuzun biyolojik saatini olumsuz etkileyebilir. Melatonin hormonunun karanlıkta üretimi artarken, serotonin düzeyleri ışığa bağlı olarak düşüş gösteriyor. Bu da kış mevsiminde uyku düzeninin bozulmasına ve enerji seviyesinin düşmesine neden oluyor.

Yetersiz Beslenme Yorgunluğun Temel Sebebi

Prof. Dr. Ünüsan, serotonin ve melatonin üretiminin besinlerle bağlantılı olduğunu ifade ediyor. Özellikle triptofan içeren gıdalar, B6 vitamini kaynakları ve magnezyum açısından zengin besinler, bu hormonların sentezinde kritik bir rol oynuyor. Yetersiz öğünler, kış yorgunluğunun en önemli sebeplerinden biri olarak öne çıkıyor.

Biyolojik Ritminizle Uyumlu Yaşayın

Yorgunluk hissi, vücudun biyolojik ritminin gönderdiği bir mesajdır. Kış döneminde sabah saatlerinde gün ışığına çıkmak ve akşamları ekran maruziyetini azaltmak, melatonin sentezini destekleyebilir. Mevsime uygun bir yaşam tarzı benimsemek, erken uyumak ve öğünleri mevsimsel gıdalara göre düzenlemek, kış yorgunluğuyla baş etmenin yolları arasında yer alıyor.