TEMA Vakfı, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, insan faaliyetlerinin orman kaybı ve su yoksunluğunu artırdığını vurguladı. Bu durumun başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en savunmasız toplulukları derinden etkilediği kaydedildi.

Ormanların Ekonomik Rolü

Ormanlar, yaşamın sürekliliği için kritik bir ekosistem oluşturarak, ekonomik yaşamın temel altyapısını sağlar. Dünya genelinde 45 milyon insan doğrudan ormanlardan geçimini sağlarken, bu doğal varlıkların sunduğu ekosistem hizmetlerinin ekonomik değerinin hesaplanması neredeyse imkansızdır.

Su Güvencesinin Tehlikesi

Ormanların azalması, su güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ormanlar, su döngüsünü koruyarak, yağışları artırır ve kuraklık ile taşkın riskini azaltır. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, ormanların korunmasının su güvenliği için hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Su Yoksunluğu ve Toplumsal Eşitsizlik

Suyun dağılımındaki eşitsizlikler, toplumsal yaşamda daha derin sorunlara yol açıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, kadınlar ve kız çocukları her gün yaklaşık 250 milyon saatlerini su bulmak için harcıyor. Bu durum, eğitimden kopuş ve ekonomik dışlanma gibi sonuçlar doğurmaktadır.