İSTANBUL (İGFA) - Science Immunology Dergisi’nde yayımlanan “Monocyte-derived IL-10 drives sex differences in pain duration” başlıklı çalışma, enfeksiyon sonrası ağrı süresinin cinsiyetler arasında nasıl farklılık gösterdiğini fareler üzerinden incelemekte. Araştırma, ağrının kontrolünde önemli bir rol oynayan IL-10 adlı sitokinin, erkeklerde daha yüksek seviyelerde bulunduğunu kanıtlıyor.

Kadınların Ağrı Mekanizması Daha Hassas

Prof. Dr. Göçmen, ağrının oluşum mekanizmasının karmaşık olduğunu ve hekimliğin ağrı dindirme sanatına dikkat çekiyor. Araştırma bulgularına göre, kadın hastaların ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçleri, biyolojik farklılıklar nedeniyle daha dikkatli planlanmalı. Yıllarca kadınların kronik ağrı şikayetlerinin ihmal edildiğini belirten Göçmen, somut bir bağışıklık sistemi farkı olduğunu vurguluyor.

Hormonal Destek Farkları

Ağrıyı dindirmek için bağışıklık sisteminin dur alarmı vermesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Göçmen, erkeklerdeki hormonların IL-10 üretimini artırdığını belirtiyor. Bu hormonal destek, erkeklerde ağrıyı durduran mekanizmayı tetiklerken, kadınlarda bu destek zayıf kaldığı için ağrı sinyalleri daha uzun süre açık kalıyor.

Kişiselleştirilmiş Tedavi Yaklaşımları

Son yıllarda araştırmacılar, 'tek tip ağrı tedavisi' yaklaşımının yetersiz olduğunu savunuyor. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, kadınların ağrıyı daha uzun süre yaşamasının tamamen nöro-hormonal bir gerçeklik olduğunu belirtiyor. Gelecek dönemde, biyolojik kimliğe odaklanan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin standart hale geleceğine inanıyor.