Markdown içerik

ABD’nin 2025–2030 yeni beslenme rehberi, güncellenen beslenme piramidi ile birlikte dikkatleri üzerine çekti. "Daha az işlenmiş gıda, daha fazla gerçek besin" vurgusu, gıda seçimlerimizde büyük bir değişim vaat ediyor; fakat bu durum, bazı besin gruplarının biyolojik etkilerinin yanlış yorumlanabileceği endişesini de beraberinde getiriyor.

Piramidin Yeniliği ve Riskleri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Kumsal Kurucu, yeni piramidin önemli bir adım olduğunu belirtirken bazı kritik risklere de işaret ediyor. Protein ve hayvansal gıdaların öne çıkmasıyla birlikte lif kaynaklarının geri planda kalması, beslenmenin bireysel biyologımızdan bağımsız ele alınmasının uzun vadeli etkilerini sorgulamamıza yol açıyor.

Ultra-işlenmiş Gıdaların Dışlanması

Yeni piramidin en dikkat çekici yanlarından biri, ultra-işlenmiş gıdaların kesin bir şekilde dışlanması. Kumsal Kurucu, bu yaklaşımın obezite ve diğer metabolik hastalık risklerini azaltabilmek adına bilimsel verilerle desteklendiğini ifade ediyor. Ancak, bu olumlu değişim, besin gruplarının biyolojik rollerinin yanlış yorumlanma riskini de beraberinde getiriyor.

Lifin Önemi ve Yetersiz Alımın Sonuçları

Beslenme uzmanı, lifin metabolik sağlık ve bağışıklık sistemi üzerindeki kritik etkisine vurgu yapıyor. Yeni piramitte tahılların küçültülmesi, yeterli lif alımını zorlaştırabilir; bu da metabolik denge ve inflamasyon kontrolü açısından önemli bir eksiklik yaratabilir. Lif, bağırsaklardaki faydalı bakteriler için hayati bir besin kaynağıdır ve yetersiz alımı, sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.